Yapay dilcilikte çoğunluk olan dillerin doğruluğu yapay olanların yapılmasının yanlışlığı gibi bir safsata mevcuttur. Anlayışçı nizam buna karşı hem yapay dilciliğe hem de diğer fikri meselelere azınlık olmanın yanlışlık olunmayacağıyla alakalı çoğunluk ve eskilik konulu şu makaleyi içermiştir;

Çoğunluk demek bir görüşte, bir fikirde, bir özellikte olan kişi veya nesnelerin fazlalığı demektir. Ve de çoğunluk doğruluk manasına gelmemektedir. Aynı zamanda bir görüş ne kadar eskiyse o kadar doğrudur diye bir şey de yoktur. Çoğunluğun ve eskiliğin doğruluk olduğuna herkes kanaat getirseydi ne bilim gelişebilirdi ne de peygamberler başarılı olabilirdi. Galileo dünya dönüyor dedi ve azınlıktaydı kilise ve çevresi çoğunluktaydı dediler öldürürüz seni. Galileo takiye yaparak kelleyi kurtarsa da gün geldi batıl zail oldu dünyanın döndüğü kabul edildi kaçınılmaz olarak. Galileo az sayıda insandan birisiydi ve haklı birisiydi.

Birçok peygamber kavimlerine hak mesajı getirdi ama inanmadılar. İsa aleyhiselama 12 kişi inandı, nuh aleyhiselama ailesinden bile inanmayanlar çıktı, ibrahim aleyhiselam doğduğu toprakları terk etti kavmine tesiri olmayınca ve de hepsi haktı batıl güçlüydü, batıl çoğunluktu, ibrahim peygamberin canına kast etmeye kalksa bile zail olmaya mahkumdu. İbrahim aleyhiselam da düşünebilirdi “aman canım topluma uyayım ben de, sonuçta put yapıp satıyoruz ve tapıyoruz herkes yapıyor yani” diye. Lakin düşünmedi babası putlar konusunda memleketin otoritesiyken putları kırdı, sonrası ise doğduğu toprakları terk etmekti. İbrahim peygamber yalnızdı ama hak yolun yolcusuydu. Hakeza ibrahim peygamberin kuzeni lut aleyhiselam da ahlaksızlığın hakim olduğu kavme peygamber oldu dedi ki onlara eşcinsellik yapmayın, cinsi sapkınlıklar yapmayın temiz zevkler varken kirli zevklere yönelmeyin dedi. Kavmi dinlemedi başına taş yağdı. Lut aleyhiselam azınlıktaydı “aman canım cinsel serbestlik en iyisidir bana ne” demedi. Bugün mesela popüler kültür özendiriyor diye bu ahlaksızlığa karşı çıkanlara ayrımcı diyorlar. Hayır efendim biz lut kavmindeki suskunlardan olmayacağız bize ayrımcı diyeceksiniz diye batıla intisap etmeyeceğiz. Arkanızdaki para lobileri sayıca üstün olsa bile bu size hak payesi vermez.

Peygamber efendimiz de mekkeli müşriklere peygamber geldi atalarının geleneklerine inanmadığını hak mesajı getirdiğini söyledi. Azınlıktaydı yıllarca da azınlıkta kaldı. Ona da dediler biz çoğunluğuz sen ise fitnecisin diye ama bunun bir safsata olduğunu peygamberimiz biliyordu çünkü hak mesajı alıyordu. Peygamberimiz kısık sesliydi, sesi duyulmadı ama sabretti tüm batıl yerle yeksan oldu hak galip geldi.

Yani dünyada hep azınlıkta kalan haklılar var oldu, kısık sesliler oldu ama bu onların haksız olduğunu ispat edemedi. Bugün bile çoğunluk olup hakkın kendisi olduğunu iddia eden haksızlar mevcuttur. Bu haksızlar anlayışçı nizamı da önemsiz görüyorlar. Misal kim neler diyor bakalım;

Evet bu dünyada paraya tapan, kavmiyetçilik yapan, lider kültü takip eden çok kişi var ve bu onların haklı olduğunu göstermez. Misal anlayışçı nizam fikir akımına çok soran olmuştur kaç kişi bu fikirleri benimsiyor? Diye. Yani fikri savunan çok olunca mı fikir haklı oluyor? Bu mudur yani? Naziler de seçimle birinci parti oldu bunu da belirtelim çoğunluktu naziler almanyayı zorla ele geçirmediler alman halkı bizzat iktidarı nazilere teslim etmişti. O gün nazileri eleştirsen sana diyeceklerdi “sen kimsin ki senin gibi düşünen kaç kişi var?”

Kavmiyetçi duyguları yüksek bir toplumda ırk yoktur dersen “herkes kavmiyetçi buralarda” cevabını alırsınız yani çoğunluk olduğu için ezmeye çalışırlar karşıdakileri lakin ırksızlık akımına bir cevap geliştiremezler. İnsanların çoğu yanlış düşünüyorsa doğrudur hesabı yaparlar.

Misal bir lider kültçüsü de kendi liderlerine eleştiri getirdiğinizde “senin gibi düşünenler azınlıkta” der hatta tehdit bile eder dünyanın mevzubahis lider etrafında şekillendiğini zannedenleri bile mevcuttur halbuki mevzubahis lider sempatizanlarının oranı tüm dünya insanlarının oranının yanında %0’lı rakamlardadır lakin bunlar dünyanın içerisindeki bir azınlıkken kendileri gibi düşünmeyen kendilerinden daha az bir azınlığa biz daha fazlayız diye psikolojik baskı kurabilmektedir. Halbuki güneş balçıkla sıvanmaz anlayışçı nizam tüm modernist ideolojilere cevap vermiştir. Yani modernist düşüncelerin yüzlerce yıldır insanlar yanlış düşünüyordu sen mi doğru düşünüyorsun? Sorusunu çöpe atmıştır. Sonuçta modernist ideolojileri oluşturanlara bile “senden öncekiler yanlış biliyordu sen mi doğrusun?” diyorlardı.

Sadece farklı görüşler hakkında değil aynı fikir akımında da çoğunluk ve eskilik savunucuları vardır. Misal modernist ideolojilerden olan sosyalizme yeni bir yorum getirsen “bu adam leninin yolundan sapmış, lenin bilemedi sen mi bileceksin, marx nasıl yanılır” diyenler var olabilmektedir. Hakeza liberalizme yeni bir yorum getirsen “klasik liberallikten sapmışlar liberal olamaz” diye düşünenler bile mevcuttur çünkü eski=doğru demektir onlar için.

Yahut milliyetçiliği ele alalım misal siz milliyetçiliğe yeni yorum getirirseniz “bu ırksal töremize aykırı, geçmiş liderlerimiz gibi düşünmezsen milliyetçi olamazsın, milletini istediğin gibi sevmek sana mı kaldı” gibisinden sözlerle muhatap olabilirsiniz. Hatta ülkemizde lider sempatizanlarında da bu durum mevcuttur lider prensiplerinin yanına yeni bir prensip kabul etmezler çünkü liderleri düşünmüştür ondan daha iyi düşünmek zinhar düşünülemez düşünülürse lider severlikten çıkılabilir. Bu hezeyan sahipleri sevdikleri liderin de yola çıkarken tek olduğunu bilmez yahut haberdardır da işlerine gelmez.

Peki dini yorumlamada var mı eskilik ve çoğunluk haklıdır görüşü? Olmaz mı efendim olmaz mı? Zaten peygamberler eskiden bu yüzden geliyorlardı kalıpları kırmak için. Bugün peygamber yok lakin dini yorumlamada farklılık oluyor ki bugüne has bir şey değil eskiden de oluyordu. Bugün dini hiçbirşey ilave etmeden olduğu gibi yorumlasan birileri şunları der; “1400 yıldır bilemediler sen mi bildin, eski alimler bilemedi sen mi bildin, iyisin hoşsun ama bu kadar çok kişi yanılıyor olamaz” işte 3 aşağı 5 yukarı bunları söylerler. Ve de ilginçtir aynı sözleri eskiden de söylüyorlardı hatta mezhep imamlarına bile bu sözler söylenmiştir “sen sahabeden daha mı iyi bileceksin, 100 senedir kimse bilemedi ebu hanife bildi öyle mi?” denmiştir yani. Hatta erken dönem islam alimleri ve mezhep imamları birbirini kıyasıya eleştirmiştir bile.

Yani sözün özü şudur; çoğunluk ve eskilik haklılık değildir doğru yolda olduğunuza eminseniz yalnız yürümekten korkmamanız gerekir. Batıl sürüsünün içinde hak bildiklerinizi içinize atarak yaşarsanız kayıp bir ömür geçirmişsiniz demektir. Eskilerden ve toplumdaki çoğu kişiden daha doğru düşünüyor olabilirsiniz söyleyin içinizde kalmasın belki dünyayı değiştirecek kelime sizin dudaklarınızdan çıkacaktır. Bir kelimeyle çok şey değişiyor ağzınızdan çıkan sonraki kuşakta atasözü olsa ve insanların etiğine, ahlakına etki etse dünya değişir. Bir kelimeniz dünyayı değiştirir mutlaka sözünüze itimat eden çıkar. En kanlı zalim diktatörler olan pol pot, stalin, hitler gibilere itimat eden çıktıysa size de çıkacaktır.

5/5
Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on email
Email
Log out of this account

Leave a Reply